farklI anne baba tutumlarI

 

Çocuğun ilk modeli ailesidir. Model olan aile, takındığı tutum ve davranışlarla çocuğunun kişilik yapısına ve aile eğitimine de katkı sağlar.Örneğin uyumlu ve tutarlı bir aile ortamında yetişen çocuk; çevresine karşı da sağlıklı ve yapıcı bir tutum sergiler, insani ilişkilerini buna göre kurar.
En sık görülen anne ve baba tutumlarını 6 kategoride inceleyebiliriz..

  1. Otorite ağırlıklı baskıcı tutum
  2. Çocuk merkezli serbest/gevşek tutum
  3. Kararsız ve dengesiz tutum
  4. Aşırı koruyucu ve kollayıcı tutum
  5. İlgi eksikliği eşliğinde kayıtsız tutum
  6. Destekleyici, güven veren ve hoşgörü ağırlıklı tutum
  1. Otorite ağırlıklı baskıcı tutum: Bu tarz tutum belirleyen ve gösteren ailelerde çocuğun ilgi, istek ve düşüncelerini  çoğunlukla hiçe sayan bir anlayış vardır. Çocuk disiplin altında tutulmakta, kurallara uymak zorunda bırakılmakta ve görüşleri önemsenmemektedir.

Çocuk yaptıklarına karşı suçlanan ve cezalandırılan bir birey halindedir. Bu durum ileride çocuğun aşırı isyankar ya da aşırı içe kapanık ve korkak bir yetişkin olmasına da zemin hazırlar. Alacağı tepkileri kestiremeyen çocuğun;  kaygılı ve mutsuz bir tavır geliştirmesi, okulda başarısızlık ve uyum sorunları yaşaması, ileriki yaşlarda depresyona yatkın bir birey olması kaçınılmazdır…

  1. Çocuk merkezli serbest/gevşek tutum: Bu tarz tutumu benimseyen aileler genellikle geç çocuk sahibi olmuş ya da tek çocuğa sahip ailelerdir. Çocuğun istekleri tek odak noktasıdır. Ne olursa olsun çocuk mutlu edilmeye çalışılır. Bu tutum ile yetişen çocuklar isteklerini adeta bir buyruk gibi ifade ederler. Kazara isteğine karşı çıkılsa hemen ağlama ve tutturma davranışı sergilerler ve bunu bilinçli yaparlar. Kontrol çocuktadır ve aileyi yönlendiren çocuktur. Anne ve babalar çocuklarının egemenliğini kabul eder  ve buna izin vermeyi göze almışlardır.

Bu çocuklar aşırı şımartıldıkları için ileriki yaşlarda toplum kurallarına uymakta zorlanır ve bir engel ile karşılaştıklarında çökerler. Şımarık oldukları için genelde toplum tarafından hoş karşılanmaz ve kabul görmezler. Hep hazıra alıştıkları için de bir konuda gayret sarfetmez ve mutsuz olurlar.

  1. Kararsız ve dengesiz tutum: Bu tarz tutum benimseyen aileler davranış ya da düşüncelerinde aynı doğrultuda gitmezler. Birinin olumsuz baktığına diğeri olumlu bakabilir ve böylece çocuk karşısında tutarsız davranabilirler. Çocuk kendi mantığı gereği işine geleni seçer ve kullanır. Kendisine karşı çıkan tarafı iter, kendi isteklerine uygun tarafı ise kullanır.

Kararsızlık ve tutarsızlık karşında zaman zaman bocalar, nasıl davranması gerektiğini ve ne yapacağını bilemez. Bu şekilde yetiştirilen çocuklar huzursuz, belirsiz ve çatışmalar yaşayan bireyler haline dönüşebilir.

  1. Aşırı koruyucu ve kollayıcı tutum: Bu tarz tutumu benimseyen aileler , çocuklarını adeta bir fanus içinde büyütmeyi seçerler. Kendi kendine bir şey yapıp zamanında öğrenmesine pek izin vermezler. Herşey hazır olarak sunulur ve fırsat verilmez. Aşırı derecede özen ve koruyuculuk vardır. Bunun sonucunda çocuk insanlara karşı aşırı bağımlı, kendisine güvensiz, korkak ve atılım yapmaktan çekinen bir birey haline dönüşebilir.

 

  1. İlgi eksikliği eşliğinde kayıtsız tutum: Bu tutumu benimseyen aileler genelde çocuklarını görmezden gelen ve dışlayan bir eğilim içerisindedir. Sadece çocuklarının temel ihtiyaçlarını gidermenin yeterli olduğunu düşünürler. Çocukları ile vakit geçirmez ve duygusal anlamda pek bir şey paylaşmazlar. Bu tarz ile yetişen çocukların genelde mutsuz, kendisini suçlu ve dışlanan bir birey olarak gören ve saldırganlık eğilimin yüksek düzeyde olduğunu görmekteyiz.
  1. Destekleyici, güven veren ve hoşgörü ağırlıklı tutum: Bu tarz tutumu benimseyen aileler; çocuklarının duygu ve düşüncelerine önem veren,   demokratik bir yapı benimseyip kurallar koyan, çocukları ile kaliteli vakit geçirip paylaşımda bulunan ancak şımarmasına göz yummayan, çocuğa seçenekler sunup karar vermesine izin veren, göz kontağı kurup onu gerçek anlamda dinleyen, başından savmayan ve güven verici bir ortamda yetişmesini sağlayan bir anlayış geliştirirler. Çocuk her şeyi tutturamayacağını ve isteği ailesi tarafından makul ve anlamlı karşılanırsa yerine getirileceğini bilir.  Çocuğun söz hakkı her zaman vardır, onun da düşüncelerine saygı gösterilir. Sevgi ve teşvik edici hareketler görür.

Bu şekilde yetişen çocuklar özgüveni yüksek, paylaşımcı, toplumsal kurallara önem veren ve uyan, saygılı, girişimciliği yüksek ve sorumluk sahibi bireyler olarak toplumda yer alırlar.


0216 325 08 26
Koşuyolu Mah. Salih Omurtak Sok. 55-1 Kadıköy